Home / Dini
Dini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2015 Çarşamba
Kanal 7 TV Filmi 'Kabe Yollarında',Dini TV Filmi izle
Dini Halk Filmleri Kanal 7
mustafa yıldıran
02:08
25 Ağustos 2013 Pazar
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Hd Film İzle
Dini
mustafa yıldıran
08:10
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Hd Film İzle
Anadolu'da yetişen büyük velîlerden. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Kabri, İstanbul Üsküdar'da kendi dergâhı yanındaki türbesindedir.
Aziz Mahmut Hüdayi Hz. duası "Sağlığımızda bizi, vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde fatiha okuyanlar bizimdir
Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça göçmesin
22 Ağustos 2013 Perşembe
Kutsal Gizemler izle Türkçe Düblaj
Belgesel Dini
mustafa yıldıran
14:26
Kutsal Gizemler full izle Türkçe Düblaj
Film Özeti
Belgeselde büyük çoğunluğu hiçbir yerde anlatılmamış akıl almaz mucizelerin, Hz Muhammed Sav. ve Hz İsa hakkındaki gizemlerin, bilimsel ispatlarıyla ortaya çıkışına şahit olunacaksınız. Belgesel aynı zamanda canlandırmalar da içermekte ve tarihe ışık tutmaktadır. Filmde hiçbir dini ve milleti inciten ifadelerin yer almayacağının ve kutsal kitaplara uygun olarak yapılmasının güvencesi olarak senaryonun Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan onay alması planlanmaktadır. Ayrıca, projede görevli olan profesörlerimizden bazıları ve kontrol görevlileride Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileridir.
Dursun Ali Erzincanlı - Toprak Olur Gibi - ilahi dinle
Dini İlahi
mustafa yıldıran
12:45
Dursun Ali Erzincanlı - Toprak Olur Gibi - ilahi dinle
Yola girecegim diyorsun. Yolda olmak nedir biliyor musun ? Yolda olmak nedir, O’ndan ögren. En güzel yoldastan ögren. En güzel yoldaki.
Bir yolda olmak sonuna kadar yoldan sapmamak demek. Yol nereye çikarsa; uçuruma varsa düsünmeden atlamak, denize varsa düsünmeden dalmak demek.
Isinsa sicaginda kavrulmak, sogusa yolla birlikte üsümek demek. Incelse yol kadar incelmek. Büyüse yol kadar büyümek kocaman olmak demek. Yolda olmak demek, yolda ölmek demek.
Günes yalniz isitir, isitir. Asla üsütmez. Ay yalnizca geceleri görünür bize. Çiçekler mevsimleri geldiginde açar, baska bir mevsimde açmazlar. Yolunda giderler bir ömür emrolunduklari üzere.
Sadece insana verilmis yoldan sapma iradesi. Hatta yolu kapama ya da yolu bozma iradesi. Allâh Rasulü s.a.v. yol açti bizlere, insanliga. Ufuk oldu ve o yolda oldu bir ömür, bin ömür. Günlük hayatinda, ibadetlerinde, ahlâkinda, aliskanliklarinda… Bir yolu oldu O’nun. Bir sünneti oldu.
Her adiminda, her aninda
Ahlâkindan sorsalar O’nu taniyan herkes, onu yalanlayanlar bile diyecektir ki O dogrudur, O emindir. Güvenmedigi insanlara, serlerinden emin olmadigi insanlara bile emniyet verdi. Sözünde durmayan insanlara verdigi sözlerde durdu. Tek yüzü oldu O’nun. Herkese, iki ya da pek çok yüzü olan insanlara bile hep o yüzünü gösterdi
Ve bu ahlâk ölçülerinden zerre taviz vermedi. Girdigi yoldan bir adimcik sapmadi.Dogruysa -ki dogruydu- hep dogru; her sart ve zeminde, herkese karsi. Eminse -ki emindi- hep emin; her sart ve zeminde, herkese karsi.
Arkadasi Ebu Bekir r.a. ile Medine’ye hicret edecekleri gece Mekke, Peygamber s.a.v.’i öldürmeye azmetmisti. Kapisina kadar gelmislerdi Peygamber s.a.v.’in. O haberdardi gelenlerden. Gelenlerin niyetlerinden.
Gelenler, öldürmeye azmedenler, en kiymetli esyalarini öldürmeye geldikleri Allâh Rasulü s.a.v.’e emanet etmislerdi. Efendimiz s.a.v. o emanetleri Hz. Ali r.a.’a vererek sabah olunca sahiplerine teslim etmesini söyledi. Ve yürüdü Medine’ye. Arkasinda birakarak sehrini, kendini öldürmeye azmedenleri, yürüdü. Kendine emanet edilenleri sahiplerine birakarak yürüdü. Medine’ye hayatin kalbine, dünyanin vicdanina yürüdü.
Bir gün Saib isimli bir tüccari Allâh Rasulü s.a.v.’a takdim ettiler. Saib’in çok dogru, dürüst bir adam oldugunu söylediler. Peygamberimiz s.a.v. da “Ben onu sizden daha iyi tanirim.” dedi.
Saib de söyle dedi:
“Evet. Ticarette arkadaslik etmistik. Bütün hesaplarin gayet mükemmeldi.”
Ne zorludur Bedir günü. Bir avuç müslüman koruyacak simdi Islâm’i. Kim kalir o bir avuç müslüman yok olursa? Iste böyle tehlikelidir ahval müslümanlar için. Bu arada ashaptan Huzeyfe bin Yeman ile Ebu Hasil (Allâh her ikisinden de razi olsun) Mekke’den Medine’ye gelirken müsrikler tarafindan yakalandilar. Müsrikler Peygamberimiz s.a.v.’in ordusuna katilmak için mi Medine’ye gittiklerini sordular. Onlar da böyle bir niyetlerinin olmadigini, harbe istirak etmeyeceklerini söylediler. Böylece Medine’ye geldiler. Peygamber s.a.v.’e olanlari anlattilar ve savasa katilmak istediklerini söylediler. Peygamberimiz s.a.v., insanlarin en emini, arkadaslarina sunlari söyledi. Onlara ilke olsun diye, bizlere ilke olsun diye:
“Biz verdigimiz söze mutlaka riayet etmeliyiz. Allâh ’in yardimi bize yeter.”
Yüzü hep gülen bir peygamber
Allâh Rasulü s.a.v. insanlarla münasebetlerde tutarli olmayi da örnekler. O’ndan bir gün iyi, bir gün kötü muamele görmek mümkün degildir.
Müsamahalidir. Yumusak huyludur. Güler yüzlüdür. Kibar tavirlidir. Kirmaz asla. Öyle ki, ayaginin altinda kalsa dal kirilmaz. Arkadaslari O’nun bu hallerindeki devamliligi ikrar ederler. Her zemin ve zamanda. Bir yolculuga çikacagi zaman en son kizi Fatima r.a. ile vedalasirdi. Seferden dönüste de ilk gördügü kisi kizi Fatima r.a. olurdu. Fatima r.a.’yi ayaga kalkarak karsilar, en güzel yere oturturdu. Kizina gösterdigi bu özeni terk ettigine rastlanmamisti.
Yüzü hep gülen bir peygamberdir. Yüzü hep gülen bir insandir. En umutsuz anlarda bile. Ümitsiz degildir. Hele arkadaslarini gördükçe…
Cerir bin Abdullah r.a. Hz Peygamber s.a.v.’in arkadaslarindandi. Rasulullah s.a.v. onu gördükçe tebessüm ederdi. Cerir r.a. der ki: “Peygamberin bu adetini terk ettigini hiç görmedim.”
Enes r.a. küçük yaslarindan baslayarak Efendimiz s.a.v.’e hayati süresince hizmette bulunmus seçkin bir sahabidir. Der ki:
“Peygamber bir gün olsun bana, ‘bunu niçin böyle yaptin’ demedi.”
Tesbihin taneleri dagilmasin
Allâh Rasulü s.a.v.’a soruldu:
– Allâh katinda amellerin en makbulü hangisidir?
Buyurdu ki:
– Allâh ’in katinda amellerin en makbulü, az da olsa devamli olanidir.
Devama isaret etti. Çünkü devamli ibadet devamli irtibat demekti. Devamli rabitasiydi yaratilanin yaraticisiyla. Devamli zikir haliydi. Biz O’nu anardik, O bizi anardi. O’nun katinda anilmakti.
Bir gün Hz. Aise r.a.’ya sordular:
– Peygamber bazi günlere, bazi zamanlara özel hareketlerde bulunur muydu?
O söyle dedi:
– Hayir, O’nun ameli yogun bir bulut gibiydi. Nasil yogun bir bulut nihayet buluncaya kadar devamli yagarsa, Peygamberin amelleri de ayni sekilde sonuna kadar devam ederdi.
Bir gün de Hz. Aise r.a. Peygamberimiz s.a.v. için söyle dedi:
“Bir is isledi mi onda sebat ederdi.”
Allâh Rasulü s.a.v.’in geceleri namaz kilmak itiyadi vardi. Bu adetini ömrü boyunca terk etmemistir. Yine Hz. Aise r.a.’dan alinan bilgiye göre sagliginda bir degisiklik olursa gece namazini oturarak kilardi.
“Iste böyle. Yola girersin. Yolda olursun, olursun, olursun... Düse kalka da olsa, agir aksak da olsa. Ve gün gelir kaybolur gider yol olursun.” dedi.
Anlatti bir aralikta, çünkü anlat demisti Peygamber s.a.v.
Bugün burada duyduklarini burada olmayanlara, olamayanlara anlat.
Belki o çok daha iyi anlar. Belki o yolun hakkini çok daha iyi verir. Belki o yol olur, toprak olur gibi...
[ Gülden Damlalar – Dursun Ali Erzincanlı ]
Yola girecegim diyorsun. Yolda olmak nedir biliyor musun ? Yolda olmak nedir, O’ndan ögren. En güzel yoldastan ögren. En güzel yoldaki.
Bir yolda olmak sonuna kadar yoldan sapmamak demek. Yol nereye çikarsa; uçuruma varsa düsünmeden atlamak, denize varsa düsünmeden dalmak demek.
Isinsa sicaginda kavrulmak, sogusa yolla birlikte üsümek demek. Incelse yol kadar incelmek. Büyüse yol kadar büyümek kocaman olmak demek. Yolda olmak demek, yolda ölmek demek.
Günes yalniz isitir, isitir. Asla üsütmez. Ay yalnizca geceleri görünür bize. Çiçekler mevsimleri geldiginde açar, baska bir mevsimde açmazlar. Yolunda giderler bir ömür emrolunduklari üzere.
Sadece insana verilmis yoldan sapma iradesi. Hatta yolu kapama ya da yolu bozma iradesi. Allâh Rasulü s.a.v. yol açti bizlere, insanliga. Ufuk oldu ve o yolda oldu bir ömür, bin ömür. Günlük hayatinda, ibadetlerinde, ahlâkinda, aliskanliklarinda… Bir yolu oldu O’nun. Bir sünneti oldu.
Her adiminda, her aninda
Ahlâkindan sorsalar O’nu taniyan herkes, onu yalanlayanlar bile diyecektir ki O dogrudur, O emindir. Güvenmedigi insanlara, serlerinden emin olmadigi insanlara bile emniyet verdi. Sözünde durmayan insanlara verdigi sözlerde durdu. Tek yüzü oldu O’nun. Herkese, iki ya da pek çok yüzü olan insanlara bile hep o yüzünü gösterdi
Ve bu ahlâk ölçülerinden zerre taviz vermedi. Girdigi yoldan bir adimcik sapmadi.Dogruysa -ki dogruydu- hep dogru; her sart ve zeminde, herkese karsi. Eminse -ki emindi- hep emin; her sart ve zeminde, herkese karsi.
Arkadasi Ebu Bekir r.a. ile Medine’ye hicret edecekleri gece Mekke, Peygamber s.a.v.’i öldürmeye azmetmisti. Kapisina kadar gelmislerdi Peygamber s.a.v.’in. O haberdardi gelenlerden. Gelenlerin niyetlerinden.
Gelenler, öldürmeye azmedenler, en kiymetli esyalarini öldürmeye geldikleri Allâh Rasulü s.a.v.’e emanet etmislerdi. Efendimiz s.a.v. o emanetleri Hz. Ali r.a.’a vererek sabah olunca sahiplerine teslim etmesini söyledi. Ve yürüdü Medine’ye. Arkasinda birakarak sehrini, kendini öldürmeye azmedenleri, yürüdü. Kendine emanet edilenleri sahiplerine birakarak yürüdü. Medine’ye hayatin kalbine, dünyanin vicdanina yürüdü.
Bir gün Saib isimli bir tüccari Allâh Rasulü s.a.v.’a takdim ettiler. Saib’in çok dogru, dürüst bir adam oldugunu söylediler. Peygamberimiz s.a.v. da “Ben onu sizden daha iyi tanirim.” dedi.
Saib de söyle dedi:
“Evet. Ticarette arkadaslik etmistik. Bütün hesaplarin gayet mükemmeldi.”
Ne zorludur Bedir günü. Bir avuç müslüman koruyacak simdi Islâm’i. Kim kalir o bir avuç müslüman yok olursa? Iste böyle tehlikelidir ahval müslümanlar için. Bu arada ashaptan Huzeyfe bin Yeman ile Ebu Hasil (Allâh her ikisinden de razi olsun) Mekke’den Medine’ye gelirken müsrikler tarafindan yakalandilar. Müsrikler Peygamberimiz s.a.v.’in ordusuna katilmak için mi Medine’ye gittiklerini sordular. Onlar da böyle bir niyetlerinin olmadigini, harbe istirak etmeyeceklerini söylediler. Böylece Medine’ye geldiler. Peygamber s.a.v.’e olanlari anlattilar ve savasa katilmak istediklerini söylediler. Peygamberimiz s.a.v., insanlarin en emini, arkadaslarina sunlari söyledi. Onlara ilke olsun diye, bizlere ilke olsun diye:
“Biz verdigimiz söze mutlaka riayet etmeliyiz. Allâh ’in yardimi bize yeter.”
Yüzü hep gülen bir peygamber
Allâh Rasulü s.a.v. insanlarla münasebetlerde tutarli olmayi da örnekler. O’ndan bir gün iyi, bir gün kötü muamele görmek mümkün degildir.
Müsamahalidir. Yumusak huyludur. Güler yüzlüdür. Kibar tavirlidir. Kirmaz asla. Öyle ki, ayaginin altinda kalsa dal kirilmaz. Arkadaslari O’nun bu hallerindeki devamliligi ikrar ederler. Her zemin ve zamanda. Bir yolculuga çikacagi zaman en son kizi Fatima r.a. ile vedalasirdi. Seferden dönüste de ilk gördügü kisi kizi Fatima r.a. olurdu. Fatima r.a.’yi ayaga kalkarak karsilar, en güzel yere oturturdu. Kizina gösterdigi bu özeni terk ettigine rastlanmamisti.
Yüzü hep gülen bir peygamberdir. Yüzü hep gülen bir insandir. En umutsuz anlarda bile. Ümitsiz degildir. Hele arkadaslarini gördükçe…
Cerir bin Abdullah r.a. Hz Peygamber s.a.v.’in arkadaslarindandi. Rasulullah s.a.v. onu gördükçe tebessüm ederdi. Cerir r.a. der ki: “Peygamberin bu adetini terk ettigini hiç görmedim.”
Enes r.a. küçük yaslarindan baslayarak Efendimiz s.a.v.’e hayati süresince hizmette bulunmus seçkin bir sahabidir. Der ki:
“Peygamber bir gün olsun bana, ‘bunu niçin böyle yaptin’ demedi.”
Tesbihin taneleri dagilmasin
Allâh Rasulü s.a.v.’a soruldu:
– Allâh katinda amellerin en makbulü hangisidir?
Buyurdu ki:
– Allâh ’in katinda amellerin en makbulü, az da olsa devamli olanidir.
Devama isaret etti. Çünkü devamli ibadet devamli irtibat demekti. Devamli rabitasiydi yaratilanin yaraticisiyla. Devamli zikir haliydi. Biz O’nu anardik, O bizi anardi. O’nun katinda anilmakti.
Bir gün Hz. Aise r.a.’ya sordular:
– Peygamber bazi günlere, bazi zamanlara özel hareketlerde bulunur muydu?
O söyle dedi:
– Hayir, O’nun ameli yogun bir bulut gibiydi. Nasil yogun bir bulut nihayet buluncaya kadar devamli yagarsa, Peygamberin amelleri de ayni sekilde sonuna kadar devam ederdi.
Bir gün de Hz. Aise r.a. Peygamberimiz s.a.v. için söyle dedi:
“Bir is isledi mi onda sebat ederdi.”
Allâh Rasulü s.a.v.’in geceleri namaz kilmak itiyadi vardi. Bu adetini ömrü boyunca terk etmemistir. Yine Hz. Aise r.a.’dan alinan bilgiye göre sagliginda bir degisiklik olursa gece namazini oturarak kilardi.
“Iste böyle. Yola girersin. Yolda olursun, olursun, olursun... Düse kalka da olsa, agir aksak da olsa. Ve gün gelir kaybolur gider yol olursun.” dedi.
Anlatti bir aralikta, çünkü anlat demisti Peygamber s.a.v.
Bugün burada duyduklarini burada olmayanlara, olamayanlara anlat.
Belki o çok daha iyi anlar. Belki o yolun hakkini çok daha iyi verir. Belki o yol olur, toprak olur gibi...
[ Gülden Damlalar – Dursun Ali Erzincanlı ]
Esma'ya Mektup - Dursun Ali Erzincanlı izle
Dini
mustafa yıldıran
12:38
Esma'ya Mektup - Dursun Ali Erzincanlı
İŞTE O MEKTUP
"Sevgili kızım ve değerli öğretmenim...
Sana elveda demiyorum bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen öğrenmeye olan açlığın dinmedi.
Bu kısa hayatta sohbetine doyamadım. Vaktim, mutlu olacak ve eğlenecek kadar geniş değildi. Rabiatul Adeviyye'de son kez bir araya geldiğimizde, "Sen bizimle olduğunda bile bizden ayrısın" diyerek bana olan sitemini dile getirmiştin. Ben de sana, "Bu hayat birbirimize doyacak kadar geniş değil. Birbirimize doyalım diye Allah'tan cennetinde bize bu sohbeti vermesini temenni ediyorum" demiştim.
RÜYAMDA GELİNLİKLER İÇİNDE GÖRDÜM
Sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm. Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin. Yanıma sessizce oturduğunda sana, "Bu gece senin düğün gecen mi" diye sordum. Sen de "Düğünüm akşam vakitlerinde değil öğlen olacak" demiştin. Çarşamba günü, öğlen vakti şehit olduğun haberi bana ulaştığında, senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum. Allah'tan seni şehit olarak kabul etmesini niyaz ettim. Ve şehadetin, bizim haklı olduğumuzu ve düşmanımızın da batılın ta kendisi olduğu inancımızı pekiştirdi.
Son vedanda yanında olamamam, son bir kez seni görememem, alnına son bir öpücük konduramamam ve senin cenaze namazını kıldırma şerefine nail olamamam beni derinden üzdü. Beni bunları yapmaktan alıkoyan, ölümden veya karanlık hücerelerden korku değil, uğruna canını verdiğin davayı (devrimin hedeflerine ulaşması) sürdürebilmekti.
ZALİMLERE KARŞI BAŞIN DİK
Zalimlere karşı başın dik (göğsünü gere gere) direnirken gaddar kurşunlar göğsüne saplandı ve ruhun yüceldi. Ne kadar güzel bir azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin vardı. İnanıyorum ki, sen Allah'a verdiğin söze sadakat gösterdin, Allah da sana verdiği söze... Öyle ki, şehadet şerefini bize değil de sana bahşetti.
ELVEDA DEMİYORUM
Son olarak, sevgili kızım ve değerli öğretmenim...
Sana elveda demiyorum bilakis görüşmek üzere.. Buluşmamız, yakında peygamber ve ashabıyla birlikte Havz-ı Kevser'de olacak. Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah'a yakın, O'nun nezdinde değerli ve şerefli bir konumda. Ayrılmamak üzere, birbirimize doyma temennilerimizin gerçekleşeceği bir buluşma..."
3 Ağustos 2013 Cumartesi
TV Filmi Bilal-i Habeş - Kanal 7 Full izle
Dini Halk Filmleri Kanal 7
mustafa yıldıran
15:36
İSLAM’IN İLK MÜEZZİNİ BİLAL-İ HABEŞİ’NİN ETKİLEYİCİ YAŞAMI
İlk ezan, ilk müezzin, müminlere ilahi sesleniş… Kanal 7 TV Filmi kuşağında bu akşam İslam’ın ilk müezzini Bilal-i Habeşi’nin yürekleri sarsan öyküsü ve ezan okumak isteyen kekeme bir çocuğun inanılmaz çabası ekrana gelecek.Müslüman olup kölelikten kurtulan ve ilk ezanı okuyan Bilal, uzun yıllar Resulullah’ın müezzinliğini yapmış, hep en yakınında bulunmuştur. Hz. Muhammed’in ölümünden çok etkilenen Bilal Hz. Peygamberin olmadığı bir dünyayı boş görmekte, Medine’den ayrılıp cihada katılmak ve şehit olmak istemektedir. Adının Ammar olduğunu söyleyen yüzü peçeli biri Bilal istemese de onunla cihada katılmak için ısrar eder… Tehlikeli bu yolculukta yol arkadaşının şüpheli davranışları Bilal’i endişelendirmektedir… Dinlenmek için uğradıkları bir kasabada köle bir çocuğa yapılan işkenceye dayanamayan Bilal ve Ammar, kekeme köle Cafer’i kurtarmak için atlarını bile verirler… Yolculuğa yaya devam eden Bilal, gizemli arkadaşının kendisini korumak için tehlikelerin ortasına atladığını fark eder. Aslında yüzü peçeli bu adam Müslüman olduğu ilk günlerde Bilal’e işkence yapan, göğsüne ağır ve kızgın taşlar yığarak dininden döndürmek isteyen müşriklerden Süheyl adında biridir. Yaptıklarından pişmanlık duyan Süheyl Bilal’e kendini affettirmek için çabalamaktadır. Yol arkadaşları Süheyl ve küçük yolcu Cafer Bilal’den bir kez daha ezan okumasını ister. Oysa Bilal, Resulullanın yaşamadığı bir dünyada bir daha ezan okumayacağına dair kendine söz vermiştir… Fakat kekeme çocuk Cafer, Bilal’den ezan okumayı öğrenmeyi çok istemektedir…
Bilal-i Habeşi…Ezan…İslamın bitmeyecek çağrısı…
Resulullah vefat etmiştir. Müslüman olup kölelikten kurtulan Bilal, uzun yıllar Resulullah’ın müezzinliğini yapmış, hep en yakınında bulunmuştur. Peygamber Efendimiz bu dünyadan ayrılmış, vefat etmiştir. Bütün Müslümanlar sonsuz bir hüzün ve ağlayış içindedirler. Resulullahın ölümünden en çok etkilenenlerden biri de Bilal’dir. Peygamberin olmadığı bir dünya ona boş gelmektedir. Ezanı okurken Resulullahı hatırlıyor, ağlamaktan ezanı tamamlamakta güçlük çekiyordu. Nereye baksa Allahın Elçisini görüyor, kiminle karşılaşsa Kutlu Peygamber aklına geliyordu.
Bilal Medineden ayrılıp cihada katılmak, şehit olmak ister. Bu dünyada peygamberden fazla yaşamak onu üzmektedir. Adının Ammar olduğunu söyleyen yüzü peçeli biri Bilal’in peşine düşmüştür. O istemese de gizemli adam Bilal ile cihada katılmak için ısrar eder…Tehlikeli bu yolculukta yol arkadaşının şüpheli davranışları Bilal’i endişelendirmektedir…
Dinlenmek için uğradıkları bir kasabada köle bir çocuğa yapılan işkenceye dayanamayan Bilal ve Ammar, kekeme köle Cafer’i kurtarmak için atlarını bile verirler… Yolculuğa yaya devam edeceklerdir. Bilal, gizemli arkadaşının kendisini korumak için tehlikelerin ortasına atladığını görür. Aslında yüzü peçeli bu adam vicdan azabı çekmektedir…
Müslüman olduğu ilk günlerde Bilal’e işkence yapan, kamçılayan, göğsüne ağır ve kızgın taşlar yığarak dininden döndürmek isteyen müşriklerden biridir o… Gerçek adı da Süheyldir. Müslüman olmuş ve ömrü boyunca Bilal yaptığı işkencelerin vicdanını çekmektedir. Bilal kendisini affetmiş olmasına rağmen Süheyl rahat edememekte… Bilal’in cihada gittiği günde onun yolunda canını vermek için yalvarmaktadır…
Süheyl ve küçük yolcu Cafer Bilal’den bir kez daha ezan okumasını istemektedirler… Kekeme çocuk Peygamber Efendimizin müezzininin sesinden ezanı duymayı çok ister.Oysa Bilal, Resulullanın yaşamadığı bir dünyada bir daha ezan okumayacağına kendi kendine söz vermiştir…
Kekeme çocuk ezanı Bilal’den kendisine öğretmesini ister. Bilal okumuyorsa, ezanı o okuyacaktır….
Yönetmen: Nazif Tunç
Senaryo: Mehmet Uyar
Müzik: Fatih Ihlamur
Görüntü Yönetmeni: Mehmet Demirhan
Kurgu Yönetmeni: Necdet Tok
Uygulayıcı Yapımcılar: Barış Yıldırım, Arif Hakverdi
Yardımcı Yönetmen: Oğuzhan Akçay
Sanat Yönetmeni: Halim Çetin
Makyaj: Celal Gonca
Yapım:Halk Film
Oyuncular: Ali Tınaz, Seda Yıldız, Mahmut Aygün, Necdet Tok, Ceren Balta, Halit Karaata, İbrahim Kumral, Sebahat Adalar, Vulgar Aliye, Murat Yavuz, Yakup Konca, Nizamettin Şimşek, Naci Temel, Hüseyin Özden, Türel Sağlam, Mustafa Diyar Demirsoy, Ferhat Türkkan, Celal Gonca
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Kategori
Popular
-
Küçük Gelin Nazmiye YAŞAM VE ÖLÜM ARASINDAKİ ZOR SEÇİMKimsesiz büyüyen genç bir kızın evleneceği kişinin annesinin katili olduğunu öğr...
-
GERÇEĞE DÖNÜŞEN BİR SEVDA HAYALİ Memleket Hikayeleri Cemil izle (Töre) Kanal 7 Kanal 7 TV Filmi kuşağında bu akşam, ağanın oğluna se...
-
Küçük Gelin Nazmiye - Ah bizi bölük bölük bölen ayrılık - ORJİNAL Müzigi Dinle Kastamonu Türküleri Türkü ve Hikayeleri Nazmiye NAZM...
Blog Archive
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Flickr
Search
Sitemizde bulunan filmler, videolar, film fragmanları ve diğer tüm videolar çeşitli paylaşım ortamlarında da bulunmaktadır. Sitemiz sadece youtube.com, sitesinden
eklenmiş ve paylaşıma açık videoları yayınlamaktadır. Bu sebeple Telif Hakkı ihlali v.b nedenlerle söz konusu paylaşım sitelerinden kaldırılmış olan videolar sitemizden de otomatik olarak gösterimden kalkacaktır. Google
Recent Posts
SİTEMİZE YARDIM EDİN





